Nessima olarak uzun zamandır Ezel analizlerine ara vermiştik. Bunda Ezel’in geçtiğimiz bölümlerinde düşen ivmesinin nedeni vardı.
Son zamanlarda Ezel’in kurgusunda bir kalite düşüşü görmekteyiz. Aslında bizce efsane olabilecek ilk 10 bölümünden sonra yaptığı kanal değişikliğiyle beraber gelen bir düşüş bu. Üstüne kurguda da eksiklikler sezinleyince biraz ara vermeye gerek duyduk.
Şimdi ne değişti ? Aslında o ilk severek izlemeye başladığımız Ezel yok hâlâ. Fakat talep hâlen sürüyor. Bizde kayıtsız kalamadık buna.
Ezel son bir kaç bölümde cliffhanger ile kurguyu bir nevi toparlamaya başladı diyebiliriz ayrıca. Kimine göre cliffhanger bir televizyon dizisine yakışmamakta. Bazıları ise izleyiciyi bir sonraki bölümü merak ettirmek adına gerekli olduğunu düşünmekte. Bana kalırsa cliffhanger güzel bir şey değil. özellikle türk televizyonlarında suistimal edilen bir olgu. Ezel de ne yazık ki bunu aynen türk televizyonlarına yakışır bir şekilde kullanmakta.
Bunda elbette uzun reklam kuşaklarının etkisi var. Son bölümde de yine aynı şekilde, reklam kuşaklarının adaletsizliği nedeniyle acımasız bir şekilde kullanıldı bu olgu.
Kurguyu, kaliteyi ve cliffhanger’ı boşverirsek Ezel sezon sonuna doğru, bir Türk dizisi olmanın dezavantajlarıyla beraber konuyu bağlamak üzere. Önümüzdeki haftadan kısa bir süre sonra büyük bir ihtimalle sezon finali yapacak olan Ezel, (30. bölüm diye tahmin ediliyor) hapisten kurtulan Cengiz’in Ali’yle arasını düzelttiği, Cengiz ve Ali’nin Ramiz dayı ve dolayısıyla Ezel’in peşine düştüğü, Ezel’in oyununun Ezel’in kendi kuyusunu kazıyor olduğu bir eksene dönecek.
Böylelikle dayının hasmına uzanan çizgide de gelişmeler olacak. Konu Ezel’in Ramiz dayının hasmıyla ilgili olan rolüne dönecek gibi görünüyor.
Fakat bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin ? Evet, Cengiz ölebilir. 28. bölümde muğlakda kalan sahnede Cengiz Converse ayakkabılı psikopat katilimiz tarafından öldürülmek üzereydi. Ayrıca Ali’nin eline düşmüş bir de Ezel’imiz var. Ezel elbette ölmeyecek. Cengiz’in de öleceği ihtimali çok zayıf. Fakat Cengiz katilimizin elinden kaçamadıktan sonra satacağı hiçbir bilgi yok elinde. Eğer kaçamazsa kuvvetle muhtemel ölecektir. Ancak Cengiz kolay harcanacak bir karakter de değil. Sonuçta bu dizi önemli olsa da arka planda kalan Serdar karakterini bile ölümden döndürdü, ne kadar iyi oynasa da Tefo’yu bir türlü harcayamadı. Harcamasın da. Ancak konuyu da batırmamalı. Batırmamak için de kanımca çok güzel bir fırsat var elinde.
Şu an izlediğimiz son sahnede Ezel Ali’nin elindeydi. Ali zaten Ezel’den ölümüne nefret ediyor, en başta Bahar sebebiyle. Fakat Bahar Ezel’i sevdiği için Ezel’i öldüremez. Bilgi almak için işkence yapabilir ama. Şimdi Ezel, Ali’ye öyle bir sebep söylemeli ki Ali ikna olsun, Ezel’e inansın. Gerçeği söylemesinin imkânı olmadığına, söylediği takdirde oyununu bitireceğine ve bunu da asla yapamayacağına göre öyle bir sebep sunmalı ki Ali Ezel’i bıraksın.
Yahut bir şekilde kendi tarafına çekecek Ali’yi. Burada Ali’nin de yolu, yordamı önemli. Ali uzlaşmacı bir karakter değil. Aksine inatçı, dediğim dedik bir tip. Dolayısıyla iş Ezel’de bitiyor. Ya Ali’nin saf, kolay inanan ve güvenen tarafına hitâp ederek topu yumuşatacak ya da oynadığı oyunu büyük bir riske atacak.
Büyük bir ihtimalle de işin içine dayıyı sokarak Ali’nin ve bizim hiç tahmin etmediğimiz bir b planı var ve Ali’yle bizi ters köşeye yatıracak Ezel. Son sahnede gördüğümüz ‘her şeyi itiraf edecek ve doğruyu söyleyecek Ezel bakışı’nın gerçekçi olduğunu pek sanmıyorum. Her zaman olduğu gibi yeni bölümün hemen başında çok alakasız bir şekilde geçiştirilecek o sahne. Öyle olmazsa çok zorlaşacak işi zaten.
Son olarak 28. bölümdeki arabaların camından sarkarak öpüşme sahnesi çekme ilkini ve cesaretini Müjde Ar’ın İffet’ine gönderme olarak kâbul ettiğimi belirtir, Meliha teyzeye ‘yeter artık, Mert’e gerçeği anlat da diziye bir ekşın gelsin’ notumu iletmek isterim.
Ve her ne olursa olsun Şebnem ve Tefo üzülmesin şu dizide. Final duygusal bitsin, en azından Tefo, Şebnem, Kamil, Mert veya Bahar’dan biri ölsün istiyorum ama aşka da kayıtsız kalamıyorum.
Unutmadan, bu bölümden sonra bazı kimseler Ezel’e söylendiler Bahar’la arasında geçen diyaloglardan dolayı. İşte, Bahar’ın ‘Eyşan’ın suçsuz olduğunu, bunu yapmasının bir sebebi olduğunu öğrensen döner misin ?’ sorusuna ‘evet’ yanıtı verdiği için. Haklı bence, ben olsam ‘ilk aşk’ıma dönerdim. Sonuçta Bahar’la olan şey yoktu o zaman ve o adamın ilk aşkıydı Eyşan. Hiçbir engel yoksa ne diye gerçek aşkımı harcayayım ? İşin rengi öyle değil evet, ama ya öyle olsa ? Düşünmeye çok da lüzum yok bana göre…



Yorumlar